Mızmızlanıp durmaktan vazgeç, bu sana bir şey kazandırmaz. Çözüm üretmeye bak. Şansa ve tesadüflere inanarak ömrünü geçirme.


“Toplu şikayet seanslarına rastlarız çoğu kez. Hastalıklarından bahsetmeyi sevenler :’Geçenlerde çok kötü üşütmüşüm, ateşim 40 dereceydi.’ Hemen biri atılır: ‘O da bir şey mi ben senden daha kötüydüm 42 derece ateşle acile zor yetiştirdiler.’

En çok hastalığı olan yarışmayı kazanacakmış gibi olmadık ağrılar icat edip karşıdan ilgi beklerler.”

 Ben hassas ve narin büyüyen biriydim. Bu hassasiyet benim hayatımın her alanına maalesef olumsuz yansıdı. Sürekli bir yerlerimin ağrıdığından şikayet edip dururdum. Annemle babam beni götürmedikleri doktor bırakmazdılar ama sonuç her seferinde “hiçbir şeyi yok” diyen doktor raporu olurdu.

 Bu durumum ileriki yaşlara kadar devam etti. Ta ki babamın hastalığıyla yüz yüze kalıp kıyaslama yapınca kendimi düşünme bencilliğinden vazgeçmiştim.

 O an anladım ki birilerine kendimden şikayetçi olmam bendeki rahatsızlığı çözmüyor üstüne daha bir eleştirel düşünceler yüklemekteymişim. Bunu benim kafama dank diye sokan yengeme borçluyum. Önceleri kendisine kızmış ve hatta söylenmiştim. Ama bu ikaz beni kendimdeki yanlışları bulmaya ve olgunlaşmaya yöneltti.

 Hepimizin hayatında yaşadığı türlü zorluklar, sıkıntılar vardır. Bunları elbette ki  bazen tek başına çözmemiz zordur. Şikayetlerimiz olacaktır. Ama bunu doğru kişiye anlatmak bize netice kazandırır.

 Örneğin her gün “başım ağrıyor” diyen birinin arkadaşına değil doktoruna görünüp gerçekte sorun olup olmadığını yetkili ağızdan öğrenmesi gerekir. Ya da işlerinin kötü gittiğinden iflasın eşiğinde dem vuran nerde hata yaptığını bulup, işin uzmanlarıyla görüşüp ona göre tedbirler almalıdır.

 Ya da “çok halsizim” demek yerine dışarı çıkıp hava almak, düzenli spor yapmak, müzik dinleyerek bir günü daha karşılamanın ve getireceği sürprizleri heyecanla beklemenin size neler katabileceğini tahmin bile edemezsiniz.

 Yolunda gitmeyen sorunları şikayet etmek yerine çözüm yolunu araştırabilirsiniz. Enerjimizi bu doğrultuda harcamak bizi daha iyi hissetmemizi ve geleceğe daha güvenle bakmamızı sağlayacaktır. Şansa ve tesadüflere inanarak ömrünü geçiren insan, hayatta mutluluğu ve başarıyı kaçırmış demektir.

 Hiçbir şeyi şansa ve tesadüflere bırakmayın, elinizden gelenden fazlasını yapmaya çalışın. Size sunulan lütufları da görmezden gelmeyin. Sonra onları aramak için geriye baktığınızda bir boşlukla karşılaşabilirsiniz.

“Çözümün bir parçası olmayan, sorunun bir parçası olur.” Goethe

 Sevgiler

Hakkında Ayşegül Karayel
Yaşamla ilgili bilgi ve deneyimlerime bu sahada devam etmekteyim. Beni takip etmeye devam ediniz , çünkü ben sizi daima takip ediyor olacağım..

2 Responses to Mızmızlanıp durmaktan vazgeç, bu sana bir şey kazandırmaz. Çözüm üretmeye bak. Şansa ve tesadüflere inanarak ömrünü geçirme.

  1. bahar diyor ki:

    Ayeşegülcüm verdiğin doğanyayın sitesi yanlış canım nerden seni takip edelim?

    Beğen

    • Ayşegül Karayel diyor ki:

      Doğan Yayın’da şu an Türk Telekomdan kaynaklanan bir sorun yaşanıyor. Sorunu çözmeye çalışıyorlar. Yazılarımın çoğunu buradan da takip edebilirsiniz. İlginize çok teşekkür ediyorum Sevgili Bahar..
      Sevgiler

      Beğen

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: