24 Ocak 2020 Elazığ’la Sarsıldık.

2020’lerin başlarında 6.8’lik depremle sallanan Elazığ ve çevre illerinde hayatlarını kaybeden vatandaşlara Yüce Allah’tan rahmet diliyor, kederli ailelere sabırlar, yaralılara acil şifalar temenni ediyorum.

20200126_224113

Göçük altından kurtarılan 2.5 yaşındaki çocuğumuz.

Rahmetli Ahmet Mete Işıkara “deprem değil, binalar öldürür”derdi.

17 Ağustos 1999 depreminden günler sonra Avcılar’ da oturan evi ağır hasar alan arkadaşımın evine bakmaya gitmiştik. E5 üzeri fay hattı üzerinde bulunan 14 katlı belediye bloklarının bazı duvarları uçmuştu. O halde iken 4.katında olan dairesinin yıkıntılarını bize göstermek isteyen arkadaşımın ısrarı ve telkiniyle annelerimizle birlikte korka korka binaya girdik ve yukarı çıktık. Devlet ağır hasarlı bu binaları uzun vadeli kredi ile güçlendirdi.

Afet ve yangınlarda insan önce kendi yakını varsa tereddüt etmeden içine dalar. Öyleyken bile önce bir durup düşünür. Düşünün depremde betonların kat kat altında, her an yıkılma tehlikesiyle hiç tanımadığı insanları kurtarmak için kendi hayatını hiçe sayan, geride kendi ailesini de bırakarak Azrailin kucağına giden, eksi soğukta olağanüstü çaba harcayan yiğit kahramanlarımız. Tıpkı Zonguldak’taki her gün metrelerce yerin dibine inen madencilerimiz gibi. Cesaretlerini ve emeklerini yürekten kutluyorum.

Olası İstanbul depremini düşünmek dahi istemiyorum. Böyle bir durumda yönetilecek bir Türkiye diye bir şey olmayacak kanısındayım.

Öyle güzel bir milletiz ki aslında, bunu her fırsatta dile getiriyorum. Düşmanını bile cephede sırtında taşıyan bir ulusuz. Kaldı ki, kendi ülkem insanı için maddi manevi her türlü imkanını seferber etmekten çekinmez.

Bazılarımız yardım etmekte tereddüt yaşamakta olup ağır eleştiriler yapmaktadır. Hepimizin bazı konularda haklı olduğu sebepler olabilir. Şunu unutmamalıyız ki, o beton yığını altında bizde olabilir ve eleştirdiğimiz kişiler kurtarmaya gelebilir. Allah cc bizleri iyisiyle kötüsüyle renk renk yaratmış, ayrı ayrı imtihana tabi tutmaktadır.

Gerektiğinde her alanda koku alma duyusu gelişmiş köpekleri kullanırız. Çoğunda da başarılı olurlar. Onlardan biri de toprak altında olabilir. Hiçbir canlıyı ayırtetmeksizin hareket etmeliyiz.

Kendi adımıza yaptığımız her iyilik karşı tarafta dengini bulmasa dahi YARADAN görmektedir. Bu sebeple kalbimizde zerre kötülük bulundurmayalım. İyilik “şifadır, ilaçtır”. Tüm dünyaya bulaşması temennisiyle..

%d blogcu bunu beğendi: