103. Yılında Çanakkale Destanı.

ımg_20180318_112647868764931..jpg

Emekli Albay Kurtaray Çelik

Büyükçekmece Rizeliler Derneği 18 Mart Çanakkale Zaferini anma programı düzenledi. Program, dernek üyeleri ve halkın katılımıyla saygı duruşu, ardından İstiklal Marşı okunmasıyla başladı. Kuran tilaveti ve dualar eşliğinde şehitlerimiz ve gazilerimiz anıldı.

Günün anlam ve önemine binaen açılış konuşması yapan Dernek Başkanı Turgut Berberoğlu, Çanakkale’de destan yazan şehitlerimizin farklı kültür ve ırka mensup yiğitlerimizin de cephede siper aldığını, insanlar arasında ötekileştirmenin manasız bir çaba olduğu üzerine vurgu yapmıştır.

Konuşmaya Emekli Albay Kurtaray Çelik devam ederek, “Türk askerlerinin cephede vatanları için gösterdikleri çetin mücadeleyi ve yiğitliğini, yaralı düşmanını sırtında taşıyan tek ve onurlu bir millet olduğumuz gerçeğini , tarihi yönleriyle ve Mehmet Akif Ersoy’un Çanakkale Şehitliği şiirini heyecanlı okumasıyla bitirmiştir.

Oldukça duygulu ve hüzünlü anlar yaşanan derneğimizde üyelerimizden Hüsnü Arslan ve Edebiyat Hocası Ahmet Bey ve Diş Hekimi Halim Saral Bey Çanakkale Destanı üzerine düşüncelerini paylaştılar.

Asırlardır Türk Milletinin gücünü küçümseyen ve de tarihte bunun ağır bir şekilde karşılığını gören ve öğrenen düşmanlarımız, günümüzde de hala boş bir çaba içerisindeler. Hz. Peygamberimiz, Hz. ALLAH cc İslam Devletini yıkmaya çalışan müşriklere karşı savaşmak zorunda kalmıştır.

Savaş, insanlığın yok olmasına sebebiyet veren en kötü diplomasidir. Yazık ki günümüzde bunu en şiddetlisini ve sonuncusunu Suriye sınırında görmekte, endişe ve üzüntüyle izlemekteyiz. Türk Milletinin muzaffer ordusu asırlardır damarlarında taşıdığı asil kanla düşmanlara karşı yek vücut mücadele vermektedir. Ecdadımız Osmanlı’dır. Aslını inkar eden Türk ve bizden değildir.

Türk toprakları, Haçlılardan temizlenmek üzere Fatih Sultan Mehmet Hanın fethedeceği İstanbul ‘un Peygamberimiz vasıtasıyla müjdelenmiştir.

Yorgun ve tüketilmiş Osmanlı İmparatorluğunu yok etmekten kurtaracak Selanikli Mustafa Kemal doğacaktı. Vatanın her sathında kurtuluş mücadelesi başlatmış ve dahi bunun en kanlı ve kutlusunu Çanakkale Boğazında veren Başkumandan Mustafa Kemal göğsü iman dolu askerleriyle, baba ocağına geri dönmeyi düşünmeden cepheye koşan askerleriyle tarihe zafer yazdırmıştır.

Sabah kahvaltısını hoşafla açan yiğit şehitlerimizi ve gazilerimizi dua ve minnetle anıyor, savaşların yaşanmayacağı, aydınlık, sevgiye açılan pencerelerden bakacağımız, bebeklerin, çocukların okyanuslarda boğularak can vermekten ziyade, bilime yelken açan nesillerin yetişmesinde yarışacağımız yarınlara kavuşmak dileğimdir.

En kalbi duygularla..

instasize_1803170015521265308658.png

KUNDURADAKİ ALTINLAR

Rumeli’nde, Dalmaçya’da, Ermeni bir beyin yanında yamaklık eden 10-12 yaşlarında Joseph Maskoviç isminde bir çocuk, zemherinin en fırtınalı günlerinde, buzların üzerinde yalınayak, düşe kalka eve su taşımakta iken komşularından fakir ve dul bir kadıncağız bu hale üzülüp kocasından yadigar bir çift partal kundurayı çocuğun ayaklarına giydirmişti.

Aradan çok uzun yıllar geçti.

Bu arada Osmanlılar o yerleri fethetmiş; kadın da İslamiyet’le hidayet bulmuştu.

Günlerden bir gün, iyiden iyiye yaşlanmış olan kadıncağızın kapısı çalınıp önüne bir torba bırakıldı. Torbayı açan ihtiyar eller, vaktiyle kocasının olan o bir çift partal kunduraya dokununca birden bire takattan kesildi, kıpırdamaz oldu. Kadıncık, neden sonra baktı ki ayakkabıların her ikisinde içleri altın dolu. Yoksul hasırının üzerine dökülen altınları toplayayım derken keskin keskin gözleri küçük bir kağıt parçasına ilişti. Bu çeyrek saat kadar sonra kasaba imamının önünde, tek bir cümlelik pusulayı okutuyordu: “Anacığım! Buzdan donmuş çıplak ayaklarına bu kunduları giydirdiğin çocuk, sana borcunu ödemeye çalışıyor…”

Bu yazının, Koca Osmanlı Devletinin Kaptan-ı Deryası, Hanya Fatihi Silahtar Yusuf Paşa’nın divitinden döküldüğünü o gün hiç kimsecikler anlayamayacaktı. Ta ki Osmanlı arşivlerinde söz konusu altınların muhasebesini tutan belge ortaya çıkıncaya kadar.

Derleyen Sinan BENGİSU

 

 

%d blogcu bunu beğendi: